ANILARDA KALANLAR


Tekfen dostu
Jose Luis Casteñada’ya veda

1970’lerdeki bunalımlı yıllarda İspanya’dan temin ettiği krediyle Toros Gübre’in ilk fabrikasının tamamlanmasına katkı sağlayan ve sonraki yıllarda Tekfen’in İspanya ile yakın ilişkilerinde köprü olan, değerli iş insanı ve yakın dost Jose Luis Casteñada, geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Hem şirkete katkıları, hem de sıcak kişiliği ve dostluğuyla Tekfen tarihine iz bırakan isimlerden biri olan Casteñada’yı ebediyete saygıyla uğurluyoruz.


1977-78 yıllarında Türkiye’de ekonomi durma noktasına gelmişti. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in söylediği gibi Türkiye “70 sente muhtaç”tı. Hemen her mal karaborsaya düşmüş, enflasyon yüzde 100’leri aşmıştı. Ayrıca döviz sıkıntısı nedeniyle petrol ve hammadde ithal edilemiyor, sanayi tesisleri çalışamıyordu.


Tekfen ise o tarihlerde Toros Gübre’nin Ceyhan’daki ilk fabrikasını inşa ediyordu. Ama sıkıntı büyüktü. Bir yandan inşaatın tamamlanmasına çalışılırken, bir yandan da yurtdışından alınacak teknoloji ve ekipman için finansman aranıyordu. Bu sırada Necati Akçağlılar’ın girişimleriyle, İspanya’dan bir kredi temin etme olasılığı ortaya çıkmıştı.


Toros Tarım Eski Yönetim Kurulu Başkanı Esin Mete:


İspanya’dan birisi gelecek, bize kredi verecek! “Yine bizim patronun hülyalarından biri” diye düşündüm. Oturup dosya hazırlayacağız, ama İspanya kim, Türkiye’ye kredi vermek kim! O kadar küçümsedim ki o zamanlar İspanya’yı. Neticede Jose Luis Casteñada diye bir adam geldi ve “Biz size kredi verebiliriz” dedi. Benim inanasım gelmiyordu, ama Necati Bey işi bağladı ve hakikaten rüyalarımız gerçek oldu.

1970'li yılların sonunda, o dönem Toros Gübre Ceyhan Fabrikası'nın kuruluşunu gerçekleştiren Erhan Öner (solda) ve Jose Luis Casteñada (sağda), eşleriyle birlikte yemekte.

Tekfen ile İspanyol finans çevreleri arasındaki ilişkilerin baş mimarı olan Jose Luis Casteñada, İspanyol şirketlerine yurtdışında yeni iş imkânları yaratmayı hedefleyen “Sercobe” adlı bir kuruluşun yöneticisiydi. Casteñada, bu tarihten sonra Tekfen ile İspanyol iş çevreleri arasında önemli bir köprü oldu. Esin Mete’nin, “Eğer o olmasaydı Toros olmazdı!” dediği Casteñada, o yıllarda birbirine tamamen yabancı olan İspanya ile Türkiye arasında böyle bir işbirliği geliştirilebilmesini, her iki tarafın da iyi niyetli gayretine bağlıyordu:


Ne çok sayıda ve ne büyük zorluklarla karşılaştığımızı tahmin bile edemezsiniz. Bütün bu süreç bir sorunlar silsilesiydi aslında. Bir sorun çıkar, bir çözüm bulunur; bir başka sorun çıkar, bir başka çözüm bulunur; bir başka sorun çıkar… İki tarafın bunca sorunun üstesinden gelmek için gösterdiği çaba müthişti.


1981 yılında Ceyhan fabrikasının devreye girmesi, iki tarafın da birbirine güvenmekle ne kadar doğru yaptığının kanıtıydı. Gerçekten de bu güven sayesinde sonraki yıllarda İspanya, Tekfen’in en önemli finansman kaynaklarından biri olacak ve birçok yatırım İspanya’dan alınan krediler sayesinde hayata geçirilebilecekti.


Üstelik bu ilişki, iki ülke arasındaki iş ilişkilerinin artmasında da önemli rol oynayacaktı. Nitekim Tekfen Holding Grup Şirketler Eski Başkanı Erhan Öner, uzun yıllar DEİK bünyesindeki Türk-İspanyol İş Konseyi’nin başkanlığını yürütecek ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişimine sunduğu katkılar nedeniyle 2004 yılında “İspanya Kraliyet Liyakat Nişanı” ile ödüllendirilecekti.

Tekfen Holding Grup Şirketler Eski Başkanı Erhan Öner'in İspanya Kraliyet Liyakat Nişanı'nı aldığı tören.

Soldan sağa: Ali Nihat Gökyiğit, Jose Luis Casteñada, Erhan Öner, İspanya İstanbul Başkonsolosu, İspanya Fahri Konsolosu Dr. Zeynel Abidin Erdem, Necati Akçağlılar ve Feyyaz Berker.

Jose Luis Casteñada için bu ilişkinin iş dışında bir başka anlamı daha vardı. Casteñada, Tekfen’le yaşadığı süreç sayesinde, “yaşamının en büyük gayesi”ne ulaştığını söylüyordu:


İş yaparak dost kazanmak!

Güle güle Jose Luis Casteñada…