Tekfen, CDP'nin

Türkiye İklim ve

Su Liderleri

arasında!

Tekfen Holding, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan CDP'nin (Carbon Disclosure Project) 2019 yılı raporunda, İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Programlarında ayrı ayrı “A (-)” bandında derecelendirilen tek şirket oldu.

image

İlk kez 2010 yılında İklim Değişikliği ile ilgili verilerini izlemeye, ölçmeye ve analiz etmeye başlayan, 2017 yılından bu yana CDP İklim Değişikliği Programı'na, 2018 yılından bu yana ise CDP Su Güvenliği Programı'na şeffaflıkla resmi raporlama yapan Tekfen Holding, bağımsız kuruluşların yaptığı değerlendirme sonucu 2019 yılında her iki programda da ayrı ayrı “A (-)” bandında yer alarak önemli bir başarıya imza attı. Böylece Tekfen, Türkiye İklim ve Su Liderleri arasındaki yerini daha da güçlendirdi. “CDP Türkiye İklim Liderleri” kategorisinde Tekfen Holding’in yanı sıra Arçelik, ASELSAN, Brisa Bridgestone ve Migros ödül alırken, “CDP Türkiye Su Liderleri” kategorisinde Yapı Kredi ve Tekfen ödül aldı.

Çevresel riskler artıyor

Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Küresel Riskler 2020 Raporu’nda, raporun yayımlanmaya başladığı 2007 yılından bu yana ilk kez ilk 5 riskin tamamı çevresel risklerden oluşuyor. Rapora göre, önümüzdeki 10 yıllık süre içerisinde gerçekleşme olasılığı en yüksek 5 küresel risk, aşırı hava olayları; iklim değişikliğiyle mücadele ve uyumdaki başarısızlık; doğal afetler; biyolojik çeşitlilik kaybı ve ekosistem tahribatı; insan kaynaklı çevresel zarar ve afetler olarak listelendi. Çevresel risklerin her geçen gün etkisini artırdığı günümüzde, başta kamu ve özel kuruluşlar olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşüyor.

Konferansın Liderler Paneli’nde konuşmacı olarak yer alan Tekfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, bu ödülün yarınlara sürdürülebilir bir dünya bırakmayı öncelikli amaçlarından kılan Tekfen için önemli olduğunu belirterek, insanlığın sebep olduğu salgın ve afetlerle mücadele ettiğimiz bu zor günlerde Tekfen’in çevre konusunda yaptığı çalışmalara dair bilgi verdi. Gigin, konuşmasında biyoçeşitliliğe verilen önemi de bir kez daha vurguladı.